Miro’nun fotoğrafları düzmece diyorlar! Bizim ek olarak hayat civarı tablo maceramız vardır

Miro’nun fotoğrafları düzmece diyorlar! Bizim ek olarak hayat civarı tablo maceramız vardır

1893 ile 1983 yılları aralarında yaşamış meydana gelen ve fotoğraf tarihinin en mühim isimlerinden meydana gelen Joan Miro’nun eserlerinin yeraldığı bir sergi, tablolardan bazılarının “sahte” olabileceği iddiasıyla belli bir süre olarak kapatıldı. Tophâne-i Âmire’de açılmasıyla kapatılması bir meydana gelen serginin âkıbeti, Barselona’daki Miro Vakfı’nın başkanının İstanbul’a gelip eserleri incelemesinden ek olarak sonra belli olacak…
Tophane’de bu Miro serüveni yaşanırken, çok tanınmış bir yabancı ressamın, Pablo Picasso’nun adı da tarihî eserlerle dolu bir kente destek Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

HAKARET VE İFTİRA

HAKARET VE İFTİRA

Twitterda “trend topic” dedikleri, dedikodunun ve palavranın şahikasına çıkmış saçmalamalara kendimden bir misal vereyim:
Serserinin biri, geçtiğimiz gün benim bir zât ile ilgili “Ermeni meydana geldiğini söylediğimi” yazmış! Tüm zamanını gsm telefonlarını tuşlamaya sarfeden mebzul miktardaki sazan palavranın üzerine atlamış, biri diğerine göndermiş, diğer “Yapma yaw! Nerede söylemiş? Demek ki bir bildiği var!” diye boş bir meraka düşmüş, beriki “Beybi, uuuuu!” çığlıklarıyla paylaşmış ve sonuçta palavradan öte iftira meydana gelen bu terbiyesizlik Twitterda tepelere yükselmiş! Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

ATASE konusunda birden çok öneri

ATASE konusunda birden çok öneri

Genelkurmay’ın askerî tarih arşivinde, başka bir deyişle ATASE olarak malum Genelkurmay’ın Askerî Tarih ve Stratejik Etüdler Dairesi Başkanlığı’nda denetim inşa etmek talep eden tarihçilerin karşılaştıkları zorluklardan bahsettim. Sözünü ettiğim yahut köşemde koltuk kalmadığı amaçlı yazamadığım bu zorluklardan bazılarını yine sıralayayım:
¦ Askerî tarih arşivine hükümet arşivlerinde meydana geldiği benzeri soruşturmanın gerektirdiği anda gidilemiyor, buluşma alınarak çalışılabiliyordu.
¦ Uzmanlar, bir takım belgelere ulaşamamanın sıkıntısını yaşıyorlardı. Talep formlarına kataloglardan belirledikleri dokümanların numarasını yazıyor ama bunların bir bölümünü görmelerine olanak tanınıyordu. Araştırmacının aradığı belgeler öncesinde sivil memurları Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Taziye

Taziye

BAŞBAKANLIK’ın 1915′te can verici Ermeniler amaçlı evvelki zaman yayınladığı taziye iletisi, Ülkemiz’nin Ermeni sorunu dair 1915′ten buyana yaptığı en mühim siyaset değişikliğidir.
Ankara’da bir takım resmî müesseselerde Ermeni sorunu ile ilgili yıllardan buyana çalışma gösteren bir takım “masa”lar vardı. Bu “masa”larda görevlendirilen zevât yıllardır yayım yapar ama yayınlarının hiçbiri bu konu ile alâkalı dışarıdaki etraflarda ses getirmez, hattâ ciddiye dahi alınmazdı. Çünkü yaptıkları yayınların muhatabının diaspora yahut Ermeni sorunu ile alâkadar meydana gelen kuruluşlar değil, Ülkemiz, Türk halkoyu, hattâ sokaktaki yurttaş meydana geldiğini zannederlerdi. Yazıp söylediklerinin temelinde “Âââh bu Ermeniler yok mu? Yüzbinlerce Müslüman’ı katlettiler! Siz çevrede ’1915′, ‘tehcir’ yahut ‘soykırım’ falan denmesine bakmayın; biz onları değil, onlar bizi kestiler. İşte, sorunun aslı budur!” gibisinden tuhaflıklar vardı. Başımızı kuma gömmüş, Ermeni mevzusunu pahalı olmayan bir “cesed Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

TÜRKLER AYNı RITIMDE DEVAM ETTİRDİ

TÜRKLER AYNı RITIMDE DEVAM ETTİRDİ

Bilindiği benzeri miladi takvimin önce seneyi 1 olarak onay edilmiştir. Dolayısıyla miladi yıl 100′e gelindiğinde esasında tam anlamıyla 99 yıl yaşanmış olunmaktadır. Bu vaziyette 100. yıl birinci yüzyıla ilişkin olmakta ve 2. yüzyıl miladi 101′den bu yana başlamaktadır. Sonraki dönemlerde de benzer birşey olmuş, başka bir deyişle miladi 201′den bu yana üçüncü yüzyıl, 301 seneninden bu yana ise dördüncü yüzyıl başlamış ve o biçimde aynı ritimde devam etmiştir. Bu tartışılmaz çıkma noktasından hareketle, sonu (00) ile biten her senenin başlayan değil, sona eren yüzyıla ilişkin meydana geldiği görülür. Dolayısıyla 20. yüzyıl 1900 senesinde değil 1901 senesinde başlayacaktır”. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

ROMA’DAN SELÇUKLU’YA

ROMA’DAN SELÇUKLU’YA

Basilisk her geçen gün Roma’da ve Bizans’ta çift başlı kartal halinde güç ve iktidar simgesi olmuş, Selçuklu, Mukaddes Roma-Germen, Rusya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Ermenistan, Sırbistan, Arnavutluk ve Karadağ benzeri ek olarak pekçok hükümet aracılığıyla arma olarak kullanılmıştır. Hattâ, bizim padişahların saltanat kayıklarına civarı uzanmış ve kayıkların baş tarafında heykel halinde yeralmıştır. Zabıta teşkilâtımız ile bir takım spor klüplerinin armalarında ve Türk Tarih Kurumu’nun logosunda da yeralan çift başlı kartal, işte bu basilisktir; tüm bunların yanısıra tıbbın ve eczacılığın da sembolüdür ve ölümsüzlüğe çare aranmasını temsil eder.
İngilizler zamanı vaktiyle kartalı ellerinden kaçırdıkları amaçlı son olarak hükümet arması olarak yabancı bir kuşun peşine düştüler. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kanunî’nin portresini kaçırdık ama

Kanunî’nin portresini kaçırdık ama

LONDRA’daki müzayede şirketi Sotheby’s'te evvelki zaman hem bir Türk, hem bir de İslam sanatı ve tarihi durumundan nihai yılların en mühim mezatlarından biri inşa edildi, 199 tane obje yepyeni sahiplerini buldu ve mezat Sotheby’s'e 6 milyon 586 bin 100 sterlin (tahmini 24 milyon TL) gelir getirdi.
Mezata konan objeler aralarında bizim amaçlı en ehemmiyetlisi, katalogda 18 numarada yeralan, Kanunî Padişah Süleyman’a ilişkin meydana gelen ve hükümdarın sağlığında inşa edilmiş yağlıboya portre idi. Üstünde imzasını mevcut olmayan şayet Fatih’in tanınmış tablosunun ressamı Bellini’nin öğrencilerinden birine ilişkin meydana geldiği tahmin edilen yapıt 362 bin 500 sterline (1 milyon 327 bin TL) ve üzgünüm bir Türk müşteriye değil, başkalarına gitti. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İŞTE, ABDÜLHAMİD’İN ÇARŞAFI YASAKLAYAN EMİRLERİNDEN BİRİ

İŞTE, ABDÜLHAMİD’İN ÇARŞAFI YASAKLAYAN EMİRLERİNDEN BİRİ

SULTAN Abdülhamid’in buyruğu ile 2 Nisan 1892′de Yıldız Sarayı’ndan vaktin başbakanlığı meydana gelen Bâbıâlî’ye sevk edilen emirde, günümüzün Türkçesi ile şu biçimde deniyordu:
“Bugün yapılmış olan cuma selamlığının sonrasında Teşvikiye’deki imparatorluk silâhhanesini şereflendiren padişahımız saraylarına döndükleri sırada geçtiği sokak üstünde tuhaf bir biçimde bellerinden bağladıkları çarşaflara bürünmüş ve yüzleri kara renkte gayet ince peçeler ile örülmüş bir takım bayanlar görmüştür. Şunlar örtünmemiş denecek takdirde açıksaçık yer aldıkları ve öyle ki matem elbisesi giymiş Hristiyan kadınlarına benzedikleri amaçlı Müslüman olduklarında tereddüt edilmiştir. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İşte, bize bir imparatorluğa mâlolan 1914′teki o ‘çok saklı’ emrin orijinali

İşte, bize bir imparatorluğa mâlolan 1914′teki o ‘çok saklı’ emrin orijinali

İşte, tarihçi Ali Kaşıyuğun’un bulduğu, Birinci Hayat Savaşı’na girmemize ve bize bir imparatorluğa mâlolan meçhul belge: Enver Paşa, Alman Amirali Wilhelm Souchon’a “Karadeniz’deki Rus filosuna saldırın”emrini vermiş.
Birinci Hayat Savaşı’na yolaçan Yavuz ve Midilli adlı savaş gemilerinin 29 Ekim 1914′te Rus limanlarını bombardıman etmesi emrinin kimin aracılığıyla verildiği tam bir yüzyıldan buyana tartışılıyordu. Sözkonusu emrin vesikası son meydana çıktı: Ali Kaşıyuğun’un Kahramanmaraş’taki Sütçü İmam Üniversitesi’ne verdiği doktora tezinde yayınladığı dokümana yönelik, emrin altında Enver Paşa’nın imzası var… Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bernard Lewis’in hatıraları

Bernard Lewis’in hatıraları

ORTADOĞU tarihçiliğinin nihai yüzyıldaki en mühim isimlerinden meydana gelen, hattâ en enbaşta geleni ve bu sabah 99 yaşında meydana gelen üstadı Profesyonel. Bernard Lewis, bundan 2 yil öncesinde hatıralarını yayınlamıştı.
Lewis’in özgün adı “Notes on a Century”, başka bir deyişle “Bir Yüzyılın Notları” meydana gelen hatıralarının Modern Sümer aracılığıyla huzurlu anlaşılan bir Türkçe ile inşa edilmiş tercümesi de “Tarih Notları”adıyla geçenlerde Dost Yayınevi’nden yayınladı.
Profesyonel. Lewis’in yapıtını önce yayınının hemen sonrasında getirtmiş ve hemen her sayfasından birşeyler öğrenerek ve anlattığı hadiselerden dersler alarak dikkatle okumuştum. Geçtiğimiz gün gördüğüm Türkçesini de hemen aldım ve yapıtı bu kez tercümesinden okudum.
Kısaca söyleyeyim: Ortadoğu konusundaki gelmiş geçmiş en kocaman âlimlerden meydana gelen Profesyonel. Lewis’in anıları tarihçilerin, tarih Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın