Türkiye’nin ‘erkek problemi’

Türkiye’nin ‘erkek problemi’

Taner Yıldız’ın burnu kırılmış, Ahmet Türk’ün burnu ise artık iyileşmemişti. Belüstü yumruklar, belaltı yumruklara karışmıştı.
Ahmet Türk’e saldıranlarla Taner Yıldız’a saldıranların gerekçeleri aynıydı: Şehitlerimiz. Bir yabancı anlamda şu şekilde anlamak da mümkün: Devletin yürüttüğü bir davada kendine karşı bir özeleştiri sürecine girmesinin halkta yarattığı öfke.
Demokratik açılım, bir yanıyla devletin bizzat kendisini eleştirmesiydi. Ama bu şekilde kocaman tenkitler, bir sürü sıkı gerekçelendirilmezler ve yasal bir tabana oturtulmazlarsa travmalara neden verirler.
İtiraf edelim, halk olarak yanlışlarını itiraf eden bir devlete aşina değiliz. Ne o öyle, sorgulamak, yüzleşmek, özeleştiri fduyuru, Amerikan filmi mi lan bu, ne o öyle karı gibi! (Eşittir, milletimizin “iç sesi”.) Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sakıncalı fotoğraf

Sakıncalı fotoğraf

SİGARA üstünde yepyeni bir dikkat ek olarak bulunmaya başlamıştı: Sigara içmek iktidarsızlığa neden olur uyarı. Fakat Bakanlık, bu uyarının resminden memnun kalmadı. Somurtmuş çiftin belden yukarısının göründüğü fotoğrafın açık saçık yer aldığı, “Türkiye gerçeklerine uyumlu olmadığı”haberlerini hafta içerisinde gördük, okuduk. İtiraz dikkate alınırsa sigara paketlerinde değişikliğe gidilecek.
Sağlık Bakanlığı’nın çalışmalarını evrensel olarak beğenen biriyim. Doktorların hem bir hastanede çalıştığı hem bir klinik işlettiği dönemlere bir sünger çekilmiş olması, hastanede hasta bakmayıp garibanları yüzüstü bırakan, az bir sürü gürbüz olanlarını da muayenehaneye aktaran tüccar doktor vahşetine bitirilmesi dahi bir devrimdir. Aile hekimliğinin geliştirilmesi için atılan adımlar hakeza. Fakat keşke “sosyal” olgular dair belli bir süre ek olarak meblağlı olunsa. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İsrail’siz, İran’sız

İsrail’siz, İran’sız

Sonra Mert Bulut, Serdar Turgut’la yaptığımız İkidebir programına misafir oluyor, rolleri değiştik ve bu defa moderatör olarak değil, misafir sıfatıyla görüşlerini paylaştı. Mert Bulut, Ülkemiz’ye füze sistemi yerleştirme düşüncesinin Ülkemiz’ye oluşturulmuş bir tuzak meydana geldiğini, mümkün bir itiraz şeklinde yepyeni bir irtica ve tehdit algısı yaratarak hükümetin düşürülmesine taban oluşturma maksadı güdüldüğünü düşünüyor.
Ben bu görüşü kısmen paylaşmakla birlikte yabancı hedeflerle de ilgiliyim.
Elbette kalkanların Ülkemiz’ye yerleştirilmek istenmesinin tek manası var. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI diyor ki, “Biri, İran’ı vuracak, o noktada kimin tarafında duracağını şimdiden belirle”. Kalkanı Ülkemiz’ye yerleştirme tasarısı birçok elbette Ülkemiz’nin bölgedeki saygınlığını sıfırlama amacını taşıyor. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI bir taşla iki kuş vuruyor: Her İsrail çekişmesini, özde harici politika konusu meydana gelen meseleleri iç politika malzemesi haline getiren hükümeti, bizzat oyunuyla vuruyor. Bir harici politika sorunu meydana gelen füze kalkanının Ülkemiz’ye Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

DİN, HÜKÜMET, BABA

DİN, HÜKÜMET, BABA

Seküler haklar sistemleri, çocukların 18 yaşına gelene civarı ebeveynlerinin sorumluluğu, kursu ve kontrolü altında olduğuna hükmetmekte. Bu sorumluluk, çocuğun hayat tarzını da kaçınılmaz olarak tahsis fonksiyonu içeriyor. Çocuğunu ek olarak küçüklükten bu yana bikinili/mayolu “rol modellerinin” yer aldığı yüzme havuzlarına götüren ebeveynler, evlatları amaçlı seçtikleri hayat tarzı tarafından ne türlü sorgulanamaz iseler; çocuğu ile camiye giden, Kuran öğrenmesi amaçlı kurslara gönderen, ona namaz kılmayı öğreten anne ve baba de hiçbir biçimde sorgulanamaz.
Reşit olmuş bir genç kızın “din ve yürek özgürlüğü” bağlamında başını örtmesi ve basit eğitim hakkından yararlanılması, tartışılamaz denli açık ve seçiktir. Ama ilköğretim okulları konusunda meselede “din ve yürek özgürlüğü” referansı bir işe yaramaz. Her Birimiz biliyoruz ki reşit olmayanların neyi isteyip neyi istemediğini saptama etme sahası sıkıntılı bir alandır ve bir yazıya sığmayacak civarı çetrefilli bir konudur. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Camiden çıkan demokrasi talebi

Camiden çıkan demokrasi talebi

HÜSNÜ Mübarek’in “direnmeyi seçmesi” Türk medyasının laik duyarlılığını “her nasılsa”girmiş yer aldığı ataletten kurtarıverdi! Ertuğrul Özkök, Kökten Gazetesi’nde yayınlanan Amr Şalakani’nin notlarından hareketle gerçek dürüst namaz kılmayan Mısırlıların eylemi ne sebeple camiden başlattıklarını sorguladı. Namazı çabuk hızlı kılıp merhaba dahi vermeden eyleme akan Mısırlıların namaza gösterdikleri saygısızlığı dert edinmiş benzeri inşa ederek, asıl ve hakikat sözünü söyledi: “Camiden demokrasiye giden yöntemin son durağı belli değil”.
Seküler Batıcı etraflarda oluyor sona erdi bir önkabul vardır. Bu kişilere yönelik İslam kökenli bir bağımsızlık ve adalet beklentisi olamaz, olsa da muteber değildir! Bununla yetinmezler, ideolojik angajman emaresi göstermeyen bir milletçe hareketinin sosyolojik sebeplerle “camii”den start almış olmasını dahi hazmedemez, hareketi yaftalamak amaçlı yeteri kadar görürler. Dine ilişkili olarak otantik tutumlar “radikalizm, tutuculuk, hoşgörüsüzlük”üzerinden Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Van depreminin aynasında

Van depreminin aynasında

VAN depremini ve ardından olanları takip edilen, Ülkemiz’yi izlemiş olabilir. Acıları ve acılarının yaşanma biçimi, nefret söylemi ve bunun söylenme biçimi, merhameti ve yardımlaşma biçimi, arızaları ve sebepleri, hükümet vatandaş ve sivil topluluk teşkilatı ilişkileriyle, Van; artı, eksik ve çelişkileriyle Ülkemiz’nin aynası oluyor. Şu Şekilde de özetlenebilir:
Van’da devirelen binalar aralarında 1999’dan ardından yapılmış olanlar da var; demek ki müteahhitler de, berbat yapılara ruhsat vermekte beis görmeyen belediyeler de Ülkemiz’ye kan ağlatan İzmit Gölcük depremini şerit roman benzeri izlemiş. 99 depreminin simge adı Veli Göçer’di. Van depremi ise Nezir Baş Apartmanı ve Salih Can Vermez benzeri isimlerle sembolleşti. Salih Can Vermez isimli müteahhidin başkaları amaçlı yaptığı binalarda rekor sayıda yıkılma ve vefat meydana gelirken, kendisine yaptığı villa dimdik ayakta kaldı. Laf konusu deprem vesilesiyle ekranlarda konuşulanlar Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hukuk devletini muhafaza etmek ‘yalancı çoban’a kalırsa

Hukuk devletini muhafaza etmek ‘yalancı çoban’a kalırsa

HATİP Dicle’nin milletvekilliğinin düşürülmesi ve BDP’li vekillerin Meclis’i boykot kararı almalarıyla gelişen aşama hepimizin kafasını ve vicdanını allak bullak etmiş vaziyette. Bir yandan Hatip Dicle’nin mahkûm meydana gelmesine neden meydana gelen sözlerine bakıyorsunuz, ortada yorumcuların dahi başlarına bir şey gelmeden söyleyebildiği şeylerden ötesi yok. Dahası, madem vaziyet buydu, seçimlerden öncesinde deklare edilmesi, Dicle’ye oy verici o civarı insanın iradesinin boşa çıkarılması engellenebilirdi.
YSK, adayların vaziyetini araştırmakla mükellef idi, kendisine mahkûmiyeti kesinleş-tiren dosyanın gelmesini beklemeden, tek tuşla sisteme girip gerçeği öğrenerek gereğini yapabilirdi. Fakat o zaman da, “Daha dur, acelen ne, bu yaptığın legal değil” denilecekti şüphesiz. Çünkü, yetkisini kullanmada çokça hoyrat davranıp birden birden fazla adayın Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Masa

Masa

Terörle uğraş, siyasetle görüşme. Bunun dışarısında, İmralı’nın ve Kandil’in tümüyle devre dışı bırakılmasına hüküm verilmesi, bundan ardından BDP’nin muhatap onay edilmesi var. Aksi olsaydı da duyuru edilecek değildi esasen. Bilinen Oslo müzakereleri ve müzakerelerin ipliğini pazara çıkarıp üzerinden onca suçun buluş edildiği bir çağı ek olarak yepyeni anlayış ederken, hükümetin İmralı’yla ya da Kandil’le “müzakere” zamanı başlatması ilginç olurdu.
Öte taraftan BDP de, can istediğinde çağrılıp görüşülen, tepe atarsa telefonlarına çıkılmayan bir uzaklıkta kalsın isteniyor daima. Bir Sonraki dönemde Kürt meselesini içeriden çözmenin yerini, dış politikadaki hamlelerin ve Barzani’den alınacak dayanağın alacağı anlaşılıyor. Cuma bugünü Basın Kulübü’ne dahil olan Sırrı Süreyya Önder’e yönelik ise Kürt probleminin çözümündeki en mühim engellerden biri masanın kalabalıklaşması. “Şununla görüşürüm, bununla görüşmem olmaz, sulh diyen herkesle görüşülmeli”diyen Önder’in sözlerinden anlaşılıyor ki, hükümetin “Bundan ardından Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

El Kaide’yle de empati yapacak babayiğit var mı aranızda


El Kaide’yle de empati yapacak babayiğit var mı aranızda

Hüseyin Ayzaman, TERÖR aracılığıyla kaçırılmıştı, dönüşü birçok polemik yarattı. TERÖR ile ilgili sulhçu bir lisan sıkması, militanlar ile ilgili övgü dolu ifadeler seçmesi, bütün olanların “tiyatrodan ibaret olduğu” benzeri kocaman ithamlara sokak açtı. Bunun Için teşrif etmek olası değil. Aygün muteber bir politikacı, ortamı sakinleştirmek, arbede değirmenine su taşımamak amaçlı çabalıyor. Ben Ayzaman’ün ifadelerini ağlatısal bulmadım, ama sıkıntılı buldum. Bu izahların TERÖR’nın terörist eylemlerini “anlamak” ile onları “anlayışla karşılamak”arasındaki hududu belli bir süre zorladığını düşündüm. Çünkü Ayzaman’ün kaçırılması propaganda amaçlıdır ve Ayzaman’e “iyi davranılmış”olması, Aygün Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Cambazlıkla bir yere kadar

08.01.2012 tarihinde, artık Başbakan gözaltına alınma kararı üst kısmına fikrini söylemezden öncesinde de bu köşeden sormuştum: “İlker Başbuğ rehin yargılanmayı gerektirecek ne yaptı?” Ek Olarak ek olarak sonra, 07.08.2013’te de benzer suali bu defa şu biçimde sormak zorunda kaldım: “İlker Başbuğ ömür boyu mapusu gerektirecek ne yaptı?”Başbuğ bu yazıyı “Suçlamalara Karşı Gerçekler”kitabına da almış, hakkı haklıya teslim ettiğim mealinde harika sözler söylemiş. Anında her ayrışmada anında her kampın diğerine karşı takındığı davranışı tekrarlayabilirdi. Yapmamış. “Sen mübarek askerimizin mihmandarlığını daima eleştirdin, Ergenekon’u, Balyoz’u savundun, şanlı vesayetimize karşı çıktın, esasen başörtülüsün, sen mağduriyetime kulak versen ne olabilir, vermesen ne olur?”diyebilirdi. Dememiş. Sevindim.
Doğru sualler sorduğunuzda cevap er ya da geç geliyor. Okumaya devam et

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın